25 yaşında bir delilik yapıp anne olmaya karar verip bu yolda emin adımlarla ilerleyen ve kendisi g

BLOG etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BLOG etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Uzun Aradan Sonra Merhaba

Günaydın,

Nasılsınız?
Çok uzun zaman oldu,yazmayalı,blog okumayalı.
İş değişikliği,Toprak Cem'in okula başlaması derken uzak kaldım.Kısa bir merhaba deyip geçiyorum.
Tüm öğrencilerimizi tebrik eder,emeği geçen öğretmenlerimize de teşekkürü borç bilirim.
Sevgiler.


Ailemizin yeni üyesi Alice Mars :) kızımız

Pimtaş firmasında :)

İzlediklerim Şubat Ayı


Bir yuva başka birisi için neden heba edilir ki?
Yürümüyorsa bitirirsin,mutsuz etmezsin,acı çektimezsin!
İzlediğim bir filmdi. Kadının mücadelesi çok güzeldi ama değmezdi.






Klasik türk filmiydi.Ama ben böyle sahil kasabasında çekilen filmleri çok seviyorum. Aşk ve ölüm konulu bir film. Şöyle kafamı şişirmeden izlemek isterim derseniz tavsiye edilir :)

Keyifli günler.

Biten Kitap,Başladığım Kitap ve Haftasonu



Günaydın;

Havalar iyiden soğumaya başladı.Sonbahar çocuğu olarak en sevdiğim aydır. Bunalmadan gezmeler,tozmalar yorgunluk hissettiğinde evde battaniye altında pineklemeler bla bla :)
Neyse severim ben sonbaharı. Hazan mevsiminin renkleri burcum itibariyle (Başak) hep bir etkiler beni. Bu yıl çok niyetlendim Bolu Yedigöller tarafına gidip fotoğraf çekmek kısmet olmadı.Seneye artık.

Bizde durumlar aynı.Yoğun iş temposu,akşamları Toprakla ilgilenme varsa gidilecek yerlere gitme derken günü kapatıp sabaha uyanışa şükretmek. Hafta sonu ablam,eniştem ve Umay'ım ile Moda Uçurtma Festivaline gittik.Tabi festival o kadar kişinin katılım isteğine rağmen ileri tarihe ertelenmiş. Neyse bizde yılmadan aldık uçurtmalarımız çocuklarla eğlendik.

Dün eski bir arkadaşım ile görüştüm. Hani derler ya ''Hayat hep sürprizler ile doludur'' gerçekten bunu gördüm. Konunun detaylarına girmek istemiyorum ama kendisini ve özverisini takdir ettim.Sen hiç üzülme tatlım Allah gerçekten insanlara büyük sınavlar verir,dersini başarı ile tamamlama fırsatını yakaladın sen.Bak gör bizde büyük sınavlar veriyoruz.Şuan için sadece yaşadıklarımıza seyirci kalsalar da elbet çirkin yürekleri bir gün bu acıların bedelini ödeyecek.Ama yarın ama yarından da yakın!

Neyse;
İçimizi acıtan şeyleri bir kenara bırakalım.Malum dostlarımız sevincimiz ile sevinirken düşmanlarımıza prim vermemek lazım!

İstanbul'un Şanslı Fahişesi;

Okuduğum tarih ile kadın bağlantısını taşıyan bir romandı.Ve kadının gücü! Ve kadının zekası! Ve kadının mücadelesi! Gerçekten etkileyici ve akıcı bir dili vardı.





Sıradaki kitabım.Seviyorum Sarah Jio kitapları okumayı.Bakalım nasıl bir hikaye bekler beni.

Sevgiyle kalın...



ÇIKARCI,YALAN,DOLAN NE ARARSAN VAR DEDİKLERİNDEN!

Merhaba;

Hayatımın o kadar ''Hadi canım bu kadarda değil! '' dönemindeyim ki. Her an kendimi sorguluyorum. Acaba ben mi hatalıyım? Ben mi yanlış düşünüyorum? Ben mi abartıyorum?
Ama bakıyorum ki her geçen gün söylenenler,yazılanlar,çizilenler,davranışlar,riyakarlıklar...

İnsanlar için verdiğiniz emek,değer,zaman gerçekten anlamsızmış. Şimdi yazıyı okuyanlar ''kime söylüyor acaba?'' diye düşünürken ben yardımcı olayım. İyi insan olmayı başaramayan herkese bu cümlelerim. Sana,bana,ona. Size,bize,onlara. Evet ta kendisi kendime de! En çokta kendime. Niye mi?
Kendimce o kadar çok haklı olduğum nokta,o kadar çok haksızlığa uğradığım anlar var ki. Yinede neden bunları yaşamak için çaba sarf ediyorum diye kızıyorum.

Görüyorsun, bakma!
Okuyorsun, görme!
Duyuyorsun ,dinleme!
Gidiyorsun, gitme!

Zaten değmeyecekken neden bu kadar emek veriyorsun. Ben bu kadar kötüysem neden etrafımda bu kadar güzel yürek var diyorum. Demek ki zorlayan taraf ben değilmişim. Birazda suçlamayı bırakıp kendinizi dinlerken bulsanız? Zamana yayılanlara bir baksanız aslında şeytanlaşmış yüreğinizi biraz ritme sokarsınız.

Ben artık görmüyorum,duymuyorum,bilmiyorum dedikçe ısrarla gör,duy,bil ve bizi yerin dibine sok diye ısrar edenlere:

Belki buradan denk gelir okursanız. Evet sizi artık görüyorum,duyuyorum ve biliyorum. Ama sizin görmemi duymamı ve bilmenizi istediğiniz gibi değil! Sadece kendi bildiğim ve öğrendiğim gibi.
Biliyor musunuz o kadar zor zamanlardan geçtim ki? Çok düştüm,çok çabaladım ve her defasında ayağa kalkmayı başardım. Hatta bir öncekinden daha güçlü.Siz sadece bakar iç geçirir ve hasetliğinize devam edersiniz. Zorlamayın bir başkası gibi olmanız için onun kadar emek verip,güzel düşünmeniz lazım.

Yazarken hiç öfkelenmiyorum. Ne güzel değil mi? Sakince düşüncelerimi yazıma dökebiliyorum. Deneyin gerçekten belki başarabilirsiniz.
He birde isteseniz de başaramayacaklarınız var. Ne gibi mesela mükemmel bir eş,doğru yetiştirdiğim bir evlat. Hep yanımda,yöremdeler. Beni hep destekleyip sevgileri ile ödüllendirdiler.

Boş oyunlarınız için harcayacağınız zamanını daha iyi şeyler için değerlendirin. Hayat her saniye paylaştığınız gibi mükemmel değil. Görmemek için kör olmak lazım. Evet benimde zor zamanlarım oluyor o zamanlarımı da yansıtıyorum,paylaşıyorum. Çünkü insanım! Bak kan kusup kızılcık şerbeti içtim diye bir dünya yok.

Son olarak yaşattığınızı yaşayın derken yaşadığınızı ve yaşayacağınızı biliyorum. Bazıları için zaman var. Sadece bekliyorum ;)





İZLEDİM VE İLK ÇELİNÇİMİ YAPAYIM DEDİM :)


Herkese Merhaba;

Geçen hafta sonu uzun süredir yapmadığım birşey yapayım dedim ve başladım film seyretmeye.
Abur cubur doldurdum yanıma hem izledim hem tıkındım :)

Uzun süredir izlemeyi istediğim filmdi. Annemin Yarası. Ben çok keyif aldım,çok hüzünlendim ve çok beğendim.
Malum havaların soğuk olması yapılacak en güzel şey film izlemek olduğunu birkez daha kanıtlıyor.






Diğer izlediğim film pek bir anlamsızdı. Zaman kaybı diyebilirim.Teenage Cocktail.
İki kız arkadaşın yaptığı saçmasapan olayları anlatıyor. Bu tarz filmler izlerken düşünüyorum yazık bu film adı altında ayrılmış bütçeye,emeğe,zamana...



Ve gelelim çelinçimize :) Görüyorum millet yapıyor bir şeyler. Neyse soruyorum açıklamalar yapılıyor. Bende kendi kendime alınıyorum '' kimse bir soru neden bana sormuyor diye'
Ne demişler dağ dağa küsmüş dağın haberi yok misali. Bende sevgili Leylak Dalı çelinçini okuyop tamda yöneltilmesini istediğim soru;

Leylak Dalı Tık Tık (Mutlaka takibe alın derim çok hoş yazıları var ki)

Gelelim çelıncımızın 9. sorusuna:

-Göç etmek zorunda kalsan hangi ülkeye giderdin?

Parissssssssssssssssssssssssssssssssssssssssssssssssssssss
Hayellerimin şehri. Aşıklar şehri. Sanırım havasını,dokusunu soluyunca keyif alacağım yerdir.
Fransızlar oldum olası bana hep çok kibar gelmişlerdir. Belki de o yüzdendir yaşayabileceğim şehir olarak gördüğüm. Dilerim birgün hayallerim gerçek olur :)


Sevgi ile kalın , bol çelinçler :)

BİTECEK OLAN BİR YIL...

Günaydın Herkese;

2016 yılını geride bırakmaya sayılı günler kaldı. Benim/bizim için zor bir yıl oldu. Acısıyla,tatlısıyla,kırgınlıklarıyla,kızgınlıklarıyla geçen koca bir yıl...
Yılın bu son günlerinde kendime bir liste yapayım dedim. Koca bir yılın bana kattıkları,benden aldıkları...


2016 YILININ GETİRDİĞİ GÜZELLİKLER VE YAPABİLDİKLERİM;
  • Öncelikle sağlık
  • Bol kitap okuma
  • Bol film seyretme
  • Konserlere gitme
  • İstediğim yerlere gidebilme
  • Oğlumun tekrardan okula başlaması
  • Çaresiz hissettiğim anlarda Yaradanın hep yanımda olması
  • Yeni insalarla tanışma
  • Saç rengimde ki köklü değişiklik
  • Olgunlaştığımı hissetmek
  • Hedeflerim doğrultusunda giderken zorlanmamak,bol şükür
  • Yeni yıl kartlarımı hazırlamak



2016 YILININ GÖTÜRDÜKLERİ;


  • Kayınvalidemin hastalığı ve gitmesi :(
  • Birikim yapamamak
  • Zamanımı boş insanlara,boş düşüncelere harcamak
  • Kendimi daha az eleştirmek
  • Tiyatroya gitmemek
  • Müzeleri gezmemek
  • Festivallere katılmamak
  • İstanbul'un farklı semtlerini gezmemek
  • Bilerek yada bilmeyerek insanları kırmak,incitmek

2017 YILINDA HEDEFLEDİKLERİM;

  • Araba almak
  • Daha çok gezmek,sinemaya,tiyatroya,konsere,festivallere gitmek,bol bol kitap okumak
  • Doğa ile başbaşa olmak
  • Sevdiklerimle daha çok vakit geçirmek
  • Genel olarak kuralcı bir yapım olduğundan,bende hayır ise birşey o konuda tavrımı korurum,çok da şeyler kattığını bilirim ve bu tutumuma devam etmek
  • Daha çok...
  • Daha çok...diye giden bir listeye sahip olmak....

Listemi de yaptığıma göre temenni edip çalışmam gerekiyor değil mi? Bu arada Kasım ayı okumalarım bitti. (Biraz Arlık ayının başına sarksada)

Yine keyifle bir solukta okuğum kitap oldu. Sıkmadan,çok şaşırtarak devam eden bir öyküsü var.
Yine bir solukta okuduğum kitap oldu.Sıkmadan,şaşırtarak keyif alarak okudum.

Kitabın öyküsü güzel,anlatım dili biraz sıkıcı geldi.

Bu araya iki tane de film sığdırdım.

Ölümün Alfabesi 1:
İzlediğim en iddalı korku filmiydi.

İftarlık Gazoz;
İzlerken güldüğüm,düşündüğüm sonunda ise hüngür hüngür ağladığım bir filmdi. Cem Yılmaz sen ne güzel adamsın öyle ya.İzlemeyenler için tavsiye ederim. Soğuk hava da içi ısıtacak bir film.







MUCİZELERE İHTİYACIMIZ VAR

Günaydın;

Nasılsınız? Bizde durumlar karışık biraz. Kayınvalidemin rahatsızlığı nedeni ile hastane,ev serüveni içerisindeyim.Buna da şükür diyerek hayata tutunmaya çalışıyorum. Tabi babannenin hastalanması,ameliyatı derken Toprak Cem tekrardan okulun yolunu tuttu. Alışık olduğu kurum oldugundan sorunsuz bir şekilde devam etmekteyiz. Atarlı bir dönemde kendileri.Erken ergenlik ergenus diyorum kendisine. :) Kapıları vurmalar,hemen her lafa alınmalar,sevgi arsızlığı herşey mevcut. alimallah yanlış birşey söyleme hemen triplerde. ''Büyüdükçe dertleri büyüyor'' diyeni bulun getirin ellerinden öpeceğim :) Tespitin dibi.


Bu arada bitirdiğim bir kitap oldu. Tarık Akan'ın o muhteşem hayatı,yaşanmışlığı,uğradığı haksızlık dönemini çok güzel anlatmış. Rahmetle anıyorum tekrardan,Mekanı cennet olsun...



Merak ettiğim kitaplardan birisiydi.Dün aldım. Şuan okuyacağımdır. Orhan Pamuk'a ait ilk kitap olacak. Bakalım yazım dili nasıl.


Adam Fawer 'in sadece Olasılıksız kitabını okumuştum yıllar önce. Harika harika harika kelimesi az kalır bir mantıkta yazılmış kitaptı. tadı hala damağımda. uzun bir ara verdiğimi farkettiğimden elimin direk gittiği eser oldu. yorumlar okunduktan sonra eklenecek.


Bizden bu kadar .Dualarınıza ihtiyacımız var. Sağlığınızın kıymetini bilin kafi...
Sevgiyle kalın,iyi haftalar...



NEREDE KALMIŞTIK?

Herkese Merhaba;

Geçmiş bayramınız mübarek olsun öncelikle. Sağlık ve bereket içerisinde nice bayramlara diyelim.
Bu bayram tatilim uzun,güzel,hüzünlü ve bir o kadar amaçlarımı gerçekleştirdiğim bir tatil oldu. 9 günlük izin hem oğluma hem aileme hem de çevreme iyi geldi.
Önceliğim oğlum oldu. Çok özlemişim vakit geçirmeyi,gezmeyi,atışmayı. Benim adam bildiğiniz tam bir ergen olmuş. Tripler,tavırlar,küsmeler,kızmalar,laf ebesi olmuş tam. İstemediği birşey hakkında bir direnişi var aman Allah'ım...

Bayramın 1.günü aynı zamanda doğum günümdü.Ne kapımın zili sustu ne gelen pastalar bitti. Sevenlerim yanlız bırakmadı.Ne mutlu bana ki o kadar güzel insanlar biriktirmişim.Koca bir tarafım bomboştu,anlamsızdı. Asıl yanımda olması gerekenler herzaman ki gibi gururlarına yenik düşmeyi tercih ettiler.neyse bu konuyu kapatalım içim acıyor....

Dostlar ile Edirne Tekirdağ kaçamağı yaptık. Edirne sabah kahvaltısını meşhur ciğeri ile yaptık. Muhteşemdi. Çok kalabalık ve büyük bir memleket değil. Fakat samimi ve tarihi dokusu yüksek. Mimari açıdan zengin.
Ardından Tekirdağ için yola koyulduk. Bayram vesilesi ile yollar da boş olunca çocuklarla yolculuk sorun olmadı. oranında meşhur köftesini Özcanlar Köfte'de tattık. Zaman açısından kısıtlı olduğumuz için sahilinde çocuklarla eğlendik. Doyasıya hemde.Çimlerde yuvarlanmak mı dersin,kovalamaca mı dersin.En bi sevdiğim Peynir tatlısından da alınca magnetlerimi tamalayıp yola koyulduk.
Tatil serüvenimize evde film keyfi,şarap bira keyfi eş dost muhabbeti ile noktaladık. Benim için buruk ama dolu dolu geçen bir tatil oldu işte.

İzlediğim Filmler ve Yorumlarım;
  • Kaçma Birader - Keyifli eğlenceli bir film. Argo espirilerin yoğun olduğu ama inceden giydirme yapıldığıda kaçınılmaz.
  • Eksik Film - Barış Atay'ın filmi. yürek burkan gerçeklerle yüzleşme adına izlenebilir.
  • Yüzüklerin Efendisi-Yüzük Kardeşliği - İzlemem gereken ama her defasında yarım kalan seri. İnşallah yarısını da tamalayacağım :(
  • Pi'nin Yaşamı - Sadece izleyin derim.
  • Uzaklarda Arama - Türkan Şoray'ın yazıp yönettiği kızı Yağmurun da oynadığı,hani çok ama çok mükemmel diyemeyeceğim film. Keyifli sahneleri var ama.
  • Djinn - Arap ülkelerinde yaşanan cin ve büyü ile alakalı sonunun tamamen saçma bittiği izlesen de olur izlemesende olur tadındaydı.
  • Rec2 - Nasıl anlamsız nasıl karışık ehh yani
  • Roma'da Aşk Başkadır - Romantik komedi tadında izlenebilir.
Film yorumlarını çok detaylı ve uzun yazmamamda ki sebep film eleştirmeni gibi olmadığım ve merak edenler için çok fazla tüyo vermek istemediğimdendir. Sonuç itibariyle zevkler ve renkler tartışılmaz. Şimdiden iyi seyirler.

Araya sevgili abicimle bir :Kadıköy Bit Pazarı yaptık ya yazmadan es geçemem. Pazar mantığı bende çok başkadır. Kaliteyi ucuza almanın tek adresi (reklam sloganı gibi oldu :) ama gerçekten öyle. o kadar güzel ürünler bulabiliyorsunuz ki. Bit pazarı 2. el eşyaların mükemmel fyatlar ile bulunacağı yer. Gerçekten de öyle oldu. Ferforce bulaşık sepeti aldım. Öncesi ve sonrası fotoğrafını paylaşınca küçük bütçe ile nasıl güzel şeylere sahip olunabileceğini göreceksiniz. En önemlisi de yaşanmışlıktır. Benim için önemli olan kısmı da bu. Sepete bakarken ''Acaba kaç karın doydu da bulaşığı yıkandı,hangi kadın akşam sevinçli veya üzüntülü bulaşığını yıkadı vs. gibi gibi'' Zamanı olan var ise Cuma günleri değerlendirebilir.
Keyifli okumalar,sevgi dolu günler... Bizden bu kadar.



Hala yeğen aşkı
Tatilin ilk günü soluğu Kadıköy'de balların yanında aldık :)


Doğumgünü ve bayramın ilk günü ailecek
Bayramın ilk günü doğumgünü vesilesi ile yoğun geçti. Yanımda olan herkese sonsuz teşekkürler

Abicanla Kadıköy Pazarı
Araya bir pazar gezmesi yapmasaydım olmazdı :) Seviyorum ya pazar kültürü harika birşey.


Film Time
İstediğim ve istemediğim kadar film seyrettim,seyrettik. Tabi en çok korku filmleriydi.

Tatilin son günü modu

Kuzularla bir pasta seromonisi daha

Şarap keyfi

Ballar

Edirne sabah kahvaltısı ciğer

Dualarım Selimiye'de sağlık içindi sadece

Dost

Selimiye Cami 

Tekirdağ dostla doğallık

Pazar kalvaltısı


İZLEDİM,OKUDUM



Herkese Selam;

Bu haftayı eksiksiz geçirdim. Film izleyip kitap okuyunca ne yalan söyleyeyim kendimi eksiksiz ve şanslı hissediyorum. Az çok yazmışımdır televizyon dizileri,programları bana göre değil. Sadece eski Türk filmlerini seyrederim. O benim ayrı bir tutkumdur. Özellikle hava yağmurlu,ev temiz,kahvem abur cuburum yanımda ohhhh değmeyin keyfime. Neyse konuyu dağıtmadan eskiden tam bir televizyon tutkunuydum. İzlemesem de açık olacak . Ama zaman ilerledikçe düşünceler değişiyormuş (ki ona da farklı bir yazımda değineceğim) bende de bazı düşünceler,tavırlar,zevkler değişti. Televizyon en başta sayacaklarımın arasında. Bende servis yolunda kitap okumayı,uyku zamanına doğru film seyretmeyi alışkanlık haline getirdim. Çok keyif alıyorum. Aslında izlemem gereken belli başlı klasikler var onları kış mevsimine saklıyorum.Yaz dönemine daha çok tavsiye ve romantik komedi izlemeyi seviyorum.İzlediğim film de tam olarak zamanınızı eğlenerek geçireceğiniz,aynı zamanda izlerken yüreğinizin burkulacağı bir film. Merhaba,Benim Adım Doris. Tavsiye eder film için tavsiyelerinizi beklerim :)



Ve haftanın kitabı. Kayıp Gül. İlk baştan itibaren sayfalarını büyük bir keyif ile çevireceğiniz tarz da bir eser. Ben okurken çok düşündüm,çok etkilendim ve çok keyif aldım. Bir insanın yaşayabileceği ve hayatı içinde hayrete düşebileceği her şey var bu kitapta.
Aynı şekil de kitap önerilerinizi de bekliyorum. Şimdiden keyifli okumalar :)




KUTLAMALAR,DÜĞÜNLER,GEZMELER BEREKETLİ AY MAYIS

Herkese merhabalar;

Uzun oldu yazmadım,daha doğrusu yazamadım. O kadar yoğundu ki inanın gücümün bir an tükeneceğini filan hissettim. Öncelikle çocukluk arkadaşım ve işyerinden bir arkadaşımız evlendi. Bir ay içerisinde iki düğün hiç bana göre değilmiş :)

şımarığım ben ya :)

hayırlı kandiller
Hafta sonu birde Burgazada yolculuğumuz vardı.Gitmeyenler için şöyle bir ada havasını sakinlikle alayım derseniz tavsiye ederim.


kollarımı sadece güven dolu kişilere açtım,huzur ortamında

yılın pozu bizim çocuklardan

Çocukluk arkadaşım evlenirken çok etkilendim. Ya biz ne ara bu kadar büyüdük filan oldum. Çok mutlu ol Dİleğim!
Dilek,Eda ve ben :)
Sonra işyerinden arkadaşın düğünü oldu.Takı merasimi ve tebrik ardından çıkmak zorunda kaldık. Malum çocukla düğün faslı kısa sürüyor.Sizlere de mutluluklar Yaşar Bey :)


Kalkancı ekibi olarak düğün faslımız :)
Gelelim evliliğimizin 6. yılını kutlamaya.Her yıl özenli hazırlanmalar,mekan ayarlamalar derken bu yıl kararsızdık.Eşim sürekli ne yapmak istediğimi sordu.Hiçbirşey! Tamamen birlikte olmamız yeterliydi. Bir kahvaltı veya bir akşam yemeği olabirdi. Neyse eşim Perşembe akşamı erken çıkınca eee hadi bi yerlerde takılalım dedik. Bilenleriniz vardır Maltepe de Mahallenin Muhtarları sokağı var. Çok güzel bir mekan keşfettik.Dekoru tamamen Alaçatı gib.Maviler ve beyazlar,deniz kabukları ile süslenmiş bir balıkçı.  Oturduk hadi gelmişken kutlayalım dedik. Başladık iki tek atmaya.Aman Allahımmmm. Hayatımda ilk defa yediğim balıktan,içtiğim rakıdan bu kadar keyif aldım. Nasıl özlemişim eşimle salaş bir mekan keyfini sürmeyi.Derken koskoca 6. yılımıza da keyifle girdik...

canımdan ötem


Araya filmler aldım.Çok etkilendiğim film Delibal. İzlemek isteyenler için tavsiye ederim.Eğer keyifli olsun birde güleyim derseniz Dedemin Fişine de bir göz atın derim.Herkese keyifli haftalar...
kahvesiz olmaz ki



Delibal






SADECE YAZMAK GELDİYSE İÇİMDEN,HAFTANIN BLOGU

Günaydın;

Haftanın ortası oldugundan yazıma haftanın blogu ile başlamak istedim. Bu hafta sizler için seçtiğim blog 

elfony

İlk blog zamanlarımda yazılarını,yaşadıklarını,fotoğraflarını,acısını ve yeniden kazandığını anlatırken görmüştüm.Çok acı bir olay yüzünden tanıştım bloguyla.Bir daha bırakamadım.Bir bakın derim.

Bende durumlar gerektiği gib.''İç güveysinden hallice'' misali. İş,yorgunluk,ev,çocuk derken gidiyor.Tek eksiğim havalardanmıdır kitap okuyamıyorum.Kitap demişken bir etkinlik kol geziyor.Tanımadığımız birisine kitap gönderiyormuşuz. Çok güzel değil mi? Hemen katıldım.Aslında bizler de yapabiliriz. Ne dersiniz?


Tipini yediğim veledim herzaman ki gibi bi şekiller peşinde :)
Sabahları uyanıyor bazen.İşe gitmeden yakalıyor beni.Öyle güzel sarılışı,uyku mahmurluğu var ki kokusunu içime çekip çıkıyorum.Canım oğlum!


Dostla münakaşa dostluğu azaltır, düşmanla münakaşa düşmanlığı arttırır.

Bu aralar bir değinmek istedim.Aslında uzun süredir aklımdaydı ya zamanı değilmiş yada içimden geçenler eksikmiş. Hazır anlamlı bir ''Hayat Düsturu'' okuyunca paylaşmak istedim.
Ne gariptir ki ben artık sağlam dostluklarında şansızlarından olduğumuzu düşünüyorum.Oda eskidenmiş.Biz o nesilden değilmişiz.Şimdi okuyanlar diyecektir; benim öyle değil,şanslıyım çok iyi dostlarım var diye. Ne mutlu size! Dilerim dostlarınız sizi yanıltmaz!Beni yanıltan o kadar çok kişi oldu ki. Acaba diyorum ben mi iyi secemiyorum yada çokmu taviz veriyorum.Ama güzel de bir huyum var.Tek kalemde silebilmem...
Hayat o kadar garip ki insanlar etrafında olan kişilerin varlığına çok fazla güvenmemeli.Elbet birgün kancalarını farklı şekilde çevirirler. Neyse en iyi dost ailedir der sitemimi noktalarım.Dilerim hayat ailemden ve bir kaç dostumdan başkalarının ne iyiliğini ne kötülüğünü nasip etmez bana...

Herkese keyifli okumalar,bol okumalı,müzikli,sağlıklı günler...
 



HAFTANIN BLOGU VE BİZDEN KALANLAR

Günaydınnnnnnnnnnnnnnnnn:

Herkes iyidir umarım( malum yaşadığımız huzursuz,ölüm ve acı dolu günler)

Bizde de durumlar pek iç açıcı değil. Hafta sonu güzelim İstanbul'da kuş uçmaz kervan geçmez mantığı oldu ya. Sınavlarım dolayısıyla çıkmak zorunda kaldığımda,insanların sadece mecburiyet için çıktıklarını görmek.... Çok acı! Nasıl bir yaşama dönüştü,insanlar nasıl bu kadar acımasız oldu? Sonumuz hayır olsun...

Bende durumlar yine yoğun ama keyifli. İş,yetişebildiğim kadar oğlum ve ev,yardım kampanyam devam ediyor. Heee gezme konusunda da es geçemem :)) (ruhum coşmayı seviyor,napim)

Kendime şimdiler de daha fazla inanmaya ve güvenmeye başladım.Yardım kampanyam bana çok büyük güç verdi. Artık herkese ulaşabiliyorum.Aslında çocuklar için tüm çabamdı ama onların ailelerine de ulaşmak varmış kısmet de. En büyük desteği yakın çevremden görüyorum derken, bana Antalyalardan,Çorludan uzanan eller olmaya başladı.Duyduğum en güzel cümle ise ''Allah sizden razı olsun'' benim için yeterli, Allah hepimizden razı olsun...
Sırada Şanlıurfa'da ailem var. Destek bekliyorlar. Eşyaları hazırlanmaya başladı. Hadi bakalım,kısmet bu ara o taraflardaymış...

Pendikten ailemiz için,ablası ve yeni doğacak kızımız için

Kaynarca ve yine Pendik eşyalarımız

ehhh kahvesiz olmaz değilmi

 Buda bizim puding surat :) Canı bebek olmak istemis. Bu aralar en büyük sıkıntımız ''büyümek istemiyorum'' Yalnız yapacağı işlemi bildiğinden,öncesinden gazeteleri sermeyi ihmal etmiyor velet :)
    

Bu haftanın blogu,keyifli takipler ve okumalar :)





GÜNAYDIN. HAFTANIN BLOGU VE MİM

Herkese Günaydın;

İnsanın içinden birşeyler yazmak dahi gelmediği günlerdeyiz. Ankara yaktı yüreğimizi yine :( 

Bu kadar acının sorumlusu ''Amacınız nedir? Değdi mi yaptıklarınıza?'' diyesim var... 

Hepimizin başı sağolsun. Dilerim artık acılar,yitirilenler son olur...

Yoğun bir haftaya başladım.Hafta sonu sınavlarım var. Bakalım kaç ders daha vereceğim. Artık mezun olmak istiyorum ben ya....

Kendime hafta ortası gününü ''haftanın blogu ve mim'' yapmayı tercih ettim.Hem blog okurlarımız çoğalıyor hemde birbirimizi daha iyi tanımış oluyoruz. Bu hafta yazılarından etkilendiğim;

                                                         nessinkelebekleri
Gelelim sorularımıza :)


  • İnsanlar niye mutlu değiller? Niye gözlerinin önündeki mutlulukları görmüyor ve şükretmesini bilmiyorlar?
  • Çok para harcayıp keşke almasaydım ya da harcamasaydım dediğin bir şey var mı?
  • En son izlediğin film, okuduğun kitap?
Şimdiden teşekkürler :)


Gelelim okuğum (hatta okuyamadığım) kitabıma. Aşkın İstilası Yol kitabını büyük bir heves ile aldım fakat 50. sayfasından sonra ''olmuyor sevda zorlama kapat'' dedim. Ya aşk olayları için tavsiyelere ihtiyacım kalmadı yada gerçekten kötü bir döneme geldi kitap.Şimdilik rafta. İhtiyacım oldugu an okunacak ama. Hiç sevmem kitaplığımda okunmamış kitap kalmamlı.Şimdi elimde ''Sofie'nin Dünyası'' var. Güzel gidiyor.Yorumları da iyi bir eserdi.

Eşimle Lucifer dizisini izliyoruz. Birinci bölümünü izleyip etkilenmiştik. Zaman girdi devam edelim artık dedik. Çok güzel bir dizi. Tavsiye ederim. 1. sezon 8. bölüm daha başlarındasınız.

Farkettiğim bir diğer konu ise oğlumun ''artık gerçekten büyüdü bu ya'' dedirten davranışları. O kadar bilinçli ki. Bu aralar yemek yeme sıkıntımız var. Babaannemiz falasıyla üzülüyor bu duruma. Aralarında ki gerginliği azaltmak için mücadele veriyorum. Oğlumla konuştuğumda ''siz büyükler eğlenceden hiç anlamıyorsunuz, sürekli büyümem için yemek yediriyorsunuz yapılacak daha eğlenceli şeyler var'' diyo. Napcaz. Kalakalıyorum karşısında :)))

İşlerim beni bekler sevgiyle kalın,keyifli okumalar...

ENGİNAR MEVSİMİ

Günaydın;
Sonunda bir eser daha okunmuşlar rafına kalktı. Ama bende bıraktığı izler çok derin. Muhteşem bir kitap. Farklı hayatların sırları,batışları,çıkışları,aşkları ve birleşme noktaları...
İlk başladığımda bir gizem varsa o kitap bende hemen biter. okumak için an kollarım. Bu kitapta tam olarak öyleydi. Bir müddet sonra aynı yazarın Hasta Bakıcı eserini de okuyacağım. Şimdi araya bir çerez kitapçık alayım dedim. Bu arada hazır konu kitaplardan açılmışken ayıraç koleksiyonu oluşturmaya karar verdim. Çok güzeller ama ya :)





Buda benim tüm gün enerjilerimden birisi. Yasemin Hnm. Şefim. bir diğeri de Rukiye Hnm. 
Hani derler ya moralin mi bozuk,canın iş yapmak istemiyor mu? Yada motiveye mi ihtiyacın var?
Tam olarak deşarj olacağın cinsten. Ruhuma iyi gelen insanlar. İyi ki varsınız.

Şimdi bana kolay gelsin,sevgiyle kalın
Bloguma yeni katılanlar da hoşgeldinizzzzzz bloggggcannnnlaaarrrrrr :)



TAVSIYELER VE MIM

Iyi aksamlar blogcanlar;
Bu aksam sizlere deneyimlerimden sonra ki tavsiyelerimi anlatayim dedim. Ise basladigim icin artik kendim icin de birseyler yapmanin zamaninin geldigine karar verdim. Ilk olarak (ne kadar bugday tenli olsamda) solariuma girme karari aldim. Onun bronzlugunu seviyorum. Ozellikle bayanlarin regli donemlerinde karin ve bel agrisina birebir. Bu soguk gunlerde hem ideal hemde calisan bayanlar icin hafif makyajla gunu kurtaracaginiz birsey. Tavsiye ederim. Ikinci deneyimim kalici oje. Dun aksam yaptirdim. Ozellikle acik renk olmasinin sebebebi gunluk hayatta herseye uyum saglamasindadir. Ustune oje surebiliyorsunuz. Sildiginizde gitmiyor. 2 hafta omru var. Calisanlar icin ideal tavsiyelerimden.
Son olarakta son zamanlarda ogrendigim "mim olayi. Bende soyle bir kac kisiyi mimlemek istedim. Artik yanlisim varsa affola. Ogrenme asamasindayim malum.
Ilk olarak;


Hadi bakalim sanirim boyle oluyor. Sorularim da;
1. En son okuyup etkilendiğiniz kitap
2. En son izleyip keyif aldiginiz film
3. En sevdiginiz blog
4. Yapmaktan nefret ettiginiz ilk sey
5. "Keske" dediginiz bir an
6. "Yapacagim" dediginiz idealiniz ( yada basardiginiz)


Sevgilerle...



GÜNAYDINNNNN :)

Herkese günaydın;

Hazır fırsatını bulmuşken iki kelam edeyim dedim. İş yoğunluğum azalmaya başladı. Daha hakim olarak benim de neredeyse birinci ayım dolmak üzere.
Diksiyon kursum bitti. Şahane bir sunum,sınavlardan alınan 95-100 puanla sanırım güzel bir eğitimi tamamladım. Bana kattığı mı? Saymakla bitmeyecek derece de fazla şeyler var. Mesela;
Malumunuz bir firmanın yönetici asistanlığını yapıyorum. Şimdi gelen telefonlarda insanlara ilk olarak '' Kalkancı, Sevda ben,size nasıl yardımcı olabilirim'' arayanlar direk konuya giriyor. Tabi diksiyon öğretti ya ''size hitap edebilmek için isminizi öğrenebilir miyim'' ile aslında bende karşımdakine güzel şeyler kattığımı öğreniyorum. İyi ki bizi biz yaptınız Suzan hocam.
Neyse gelelim işe başladığımdan itibaren serviste yalayıp yuttuğum kitaplarıma. İlk olarak Asta'nın Günlüğünü bitirdim. Harika harika harika bir eser.
İkinci olarak Hayvanlar Çiftliği. Bende çok bir şey ifade etmedi desem yeridir. Sanki böyle araya alınmış,yense de olur yenmese de tarzı bir eserdi. sonra Sol Ayağım kitabını okudum. Yine muhteşem bir eserdi. Peşine İnsanlar ve Fareler. Yani bunun içinde ehh diyebilirim .Şimdi elimde Enginar Mevsimi var. Aaaaa bak bu eser için söylenecek çok şeyim var. ama bitmesini beklemem lazım. Sanırım bu yıl hedeflerimin fazlasına ulaşacağım. Tavsiyelerinize ihtiyacım varrrrr.

Bu hafta dostlarla yine bir Kadıköy Leman Kültür yaptık.Oranın bir müdürü var. Seyit Bey. Yıllarca yurt dışında yaşamış. Şimdi geri dönüp artık burada yaşamaya karar vermiş. İyi ki de böyle bir karar almış.Sayesinde gittiğimizde enfes çilek nane karışımı bomontisinden yudumluyoruz. Bu mekanı çok seviyorum. Kadıköy'ün üstümde ki etkisinden midir,mekanın samimi ve çekiciliğinden midir bilemedim. Ama bana çok iyi geldiği kesin.
Bu hafta yengesinin kuzusu geldi.Umayımmmmm ''yenge'' demeyi öğrenmiş.Kuzum benim şaka maka 2 yaşına girecek ya. Çok sevdiğimmmmm. Güzel kızım. Gelince iki çocuklu anne gibi oluyorum. Oğluma ''abiş'' arada banada ''anniş'' diyor ya ölüyorum resmen. Sıkıştırdığım köşe de yiyip bitiriyorum ballı lokmayı. Tabi oğlumun da artık büyüdüğünü kocaman bir abi olduğunu görmek ayrı bir mutluluk.
Benden haberler böyle.Yakın da şu öğrendiğim ''mim'' olaylarına da bir el atacağım :) Sevgiyle kalın,iyi hafta sonları...
yeni köşem ve her zaman ki gibi kahvem

biten bir bere daha :)

böyle aşk ile bakan adama hayran olmamak elde değil,solyanım

biten diksiyon ses kutluyoruz

dostlarla kaçamak

canparçalarım

yöneticilerim,pek tatlıyız ki