25 yaşında bir delilik yapıp anne olmaya karar verip bu yolda emin adımlarla ilerleyen ve kendisi g

sonbahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sonbahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Biten Kitap,Başladığım Kitap ve Haftasonu



Günaydın;

Havalar iyiden soğumaya başladı.Sonbahar çocuğu olarak en sevdiğim aydır. Bunalmadan gezmeler,tozmalar yorgunluk hissettiğinde evde battaniye altında pineklemeler bla bla :)
Neyse severim ben sonbaharı. Hazan mevsiminin renkleri burcum itibariyle (Başak) hep bir etkiler beni. Bu yıl çok niyetlendim Bolu Yedigöller tarafına gidip fotoğraf çekmek kısmet olmadı.Seneye artık.

Bizde durumlar aynı.Yoğun iş temposu,akşamları Toprakla ilgilenme varsa gidilecek yerlere gitme derken günü kapatıp sabaha uyanışa şükretmek. Hafta sonu ablam,eniştem ve Umay'ım ile Moda Uçurtma Festivaline gittik.Tabi festival o kadar kişinin katılım isteğine rağmen ileri tarihe ertelenmiş. Neyse bizde yılmadan aldık uçurtmalarımız çocuklarla eğlendik.

Dün eski bir arkadaşım ile görüştüm. Hani derler ya ''Hayat hep sürprizler ile doludur'' gerçekten bunu gördüm. Konunun detaylarına girmek istemiyorum ama kendisini ve özverisini takdir ettim.Sen hiç üzülme tatlım Allah gerçekten insanlara büyük sınavlar verir,dersini başarı ile tamamlama fırsatını yakaladın sen.Bak gör bizde büyük sınavlar veriyoruz.Şuan için sadece yaşadıklarımıza seyirci kalsalar da elbet çirkin yürekleri bir gün bu acıların bedelini ödeyecek.Ama yarın ama yarından da yakın!

Neyse;
İçimizi acıtan şeyleri bir kenara bırakalım.Malum dostlarımız sevincimiz ile sevinirken düşmanlarımıza prim vermemek lazım!

İstanbul'un Şanslı Fahişesi;

Okuduğum tarih ile kadın bağlantısını taşıyan bir romandı.Ve kadının gücü! Ve kadının zekası! Ve kadının mücadelesi! Gerçekten etkileyici ve akıcı bir dili vardı.





Sıradaki kitabım.Seviyorum Sarah Jio kitapları okumayı.Bakalım nasıl bir hikaye bekler beni.

Sevgiyle kalın...



KASIM AYI AHHHH KAYIP AYI




Hastanede yanında kaldığım ilk zamanlar moral olsun diye dinlediğin bu şarkı var ya; artık dinleyemiyorum :(

Günaydın;

Çok derin bir yara ile bu sonbahara merhaba dedik. 2016 yılı bizim için gerçekten kayıp yılı oldu. Kayınvalidemi kaybettik...
Kelimelerin tükendiği,suskunluğun başladığı ve bittiği noktadır. Ölüm soğuk yüzünü bu defa çok acı gösterdi bize. Hastane süreci hep umutlarım vardı. Sürekli gördüğü tedaviden dolayı ''Güçlü kadın,bunu da atlatacak! Ben inanıyorum!'' sizlerim malesef bu defa boşaymış. Canım acıyo,hem de çok fazlasıyla. Yaşadığı hastalık süresince verdiği mücadeleye,bizimle yaşadığı 1 yıla,evlatları olarak çektiğimiz acılara,eşimin ablamın gözümün önünde annesiz kalmalarına,oğlumun içinin yandığını hissederek döktüğü gözyaşlarına...
Ağlarken insanların tesellisi o kadar boşmuş ki. ''Sen güçlü ol'' dediklerinde olamadığımı hissederek daha çok ağladım. olamıyorum ki canım acıyo daha çok gençti daha çok gençti daha çok gençti...

Bu hafta sonu eşimin de kafası dağılsın diye bi yerlere kaçırdım onu. Çalıştığım yere yakın bir çiftlik evi. İzmit taraflarına yakın olanlar kesinlikle gitsin derim. Mekan,atmosferi,çalışanları o kadar muntazam ki. İnsan nefes aldığını hissediyor. Eşim de çok mutlu oldu. Biraz kafası dağıldı. Tabi kızarmış ekmeğe eli gidince ''Annem de ekmeği çok severdi'' sözleri tükenmedi.
Mekanın cennet,ruhun şad olsun anne. Birbirimize karşı anne kız,gelin kayınvalide olarak yaşadığımız yaşattığımız şeyler oldu ama biz her defasında birbirimizin yüzüne bakabilecek kadar doğru kişilerdik. Hakkım var ise helal olsun...

Doğa Çiftlik Köyü;











EKİM AYI OKUMALARIM


Herkese İyi Haftalar;

Ekim ayı okuma listem ile başlayayım. İlk olarak Orhan Pamuk kitabını bitirdim. Yazarın ilk defa kitabını okudum. Anlatım dili çok ağır geldi. Kitabın içerisinde defalarca boğuldum,ama güzeldi. Boş bir kafa ile okunabilinecek eser. Aslında Masumiyet Müzesini çok okumak istemiştim. Hatta bu yıl almaya düşündüm (bende de bir takıntı vardır  dizi veya kitap herkesin dilindeyse volkanı sönene kadar o işe bulaşamam) kısmet olmadı. Demekki daha uzun bir zamanı varmış. O kitabı okuyanlar da aynı şeyi söylemişti. Yazar çok detaylandırarak anlatıyor herşeyi,sıkıcı biraz..






Gelelim ikinci kitabımıza. Arkadaştan temin ettim. Severim böyle polisiye kitapları. Özellikle gerçekten alınmışsa daha çok ilgimi çeker. Hemen okumaya başladım. Çerez gibi gitti tabi. Hikaye hikaye anlatılmış. Okurken ''vay be ne cesarete ,bak gördün mü nasıl bir mantık'' modundaydım sürekli. Yıllar önce ''Bir Psikiyatristin Gızlı Defterı'' kitabıda aynı hazzı vermişti. Okumak isteyenlere tavsiye ederim.


Bizde durumlar aynı.Pek bir değişiklik yok. Kayınvalidem hastanede hala. Gidip geliyoruz. Dua ediyoruz,yapılacak başka birşeyimiz yok şuanda. Bazı sorunlarım vardı,çözdüm şükür! Yenilerine yer açtım,sağolsunlar hiç fırsat vermeden doldurdular! bla,bla,bla oldular işte.
Bunun dışında tabi güzel şeylerde oluyor hayatımda. Mutlu şeylere tanıklık ediyorum. En çok istediğim şeylerden biriydi. Zamanı gelince paylaşacağım.
Durumlar bundan ibaret. Herzaman ki gibi bol sağlık dileyerek,keyifli okumalar diliyorum...