25 yaşında bir delilik yapıp anne olmaya karar verip bu yolda emin adımlarla ilerleyen ve kendisi g

çiftlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çiftlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

KASIM AYI AHHHH KAYIP AYI




Hastanede yanında kaldığım ilk zamanlar moral olsun diye dinlediğin bu şarkı var ya; artık dinleyemiyorum :(

Günaydın;

Çok derin bir yara ile bu sonbahara merhaba dedik. 2016 yılı bizim için gerçekten kayıp yılı oldu. Kayınvalidemi kaybettik...
Kelimelerin tükendiği,suskunluğun başladığı ve bittiği noktadır. Ölüm soğuk yüzünü bu defa çok acı gösterdi bize. Hastane süreci hep umutlarım vardı. Sürekli gördüğü tedaviden dolayı ''Güçlü kadın,bunu da atlatacak! Ben inanıyorum!'' sizlerim malesef bu defa boşaymış. Canım acıyo,hem de çok fazlasıyla. Yaşadığı hastalık süresince verdiği mücadeleye,bizimle yaşadığı 1 yıla,evlatları olarak çektiğimiz acılara,eşimin ablamın gözümün önünde annesiz kalmalarına,oğlumun içinin yandığını hissederek döktüğü gözyaşlarına...
Ağlarken insanların tesellisi o kadar boşmuş ki. ''Sen güçlü ol'' dediklerinde olamadığımı hissederek daha çok ağladım. olamıyorum ki canım acıyo daha çok gençti daha çok gençti daha çok gençti...

Bu hafta sonu eşimin de kafası dağılsın diye bi yerlere kaçırdım onu. Çalıştığım yere yakın bir çiftlik evi. İzmit taraflarına yakın olanlar kesinlikle gitsin derim. Mekan,atmosferi,çalışanları o kadar muntazam ki. İnsan nefes aldığını hissediyor. Eşim de çok mutlu oldu. Biraz kafası dağıldı. Tabi kızarmış ekmeğe eli gidince ''Annem de ekmeği çok severdi'' sözleri tükenmedi.
Mekanın cennet,ruhun şad olsun anne. Birbirimize karşı anne kız,gelin kayınvalide olarak yaşadığımız yaşattığımız şeyler oldu ama biz her defasında birbirimizin yüzüne bakabilecek kadar doğru kişilerdik. Hakkım var ise helal olsun...

Doğa Çiftlik Köyü;











DOĞA BİZE ENERJİSİNİ SUNDU :)

Herkese iyi haftalar;

Dilerim güzel bir hafta sonu geçirmişsinizdir. Şayet bizde öyle oldu. Can canlar ile bir kaçamak yaptık. Hava serin,yakmayan bir güneş, etrafta börtü böcek sesleri ve temiz hava...
Zaman kısıtlı olmasa inanın şöyle tadını çıkara çıkara kitap keyfi ile devam etmek isterdim.
Ağva...
Samimiyetine hayran bıraktı beni. İstanbul yakınların da kaçabileceğiniz enfes yerlerden biri. Şile de benim gönlüm de ayrıdır. Hele ki bir gece dostlarla yaptığımız kaçamağı hiç unutmayacağım. Ama Ağva bir başka geldi. Sanki böyle uzaklaşmış,bilmediğim bir tatil köyüne kaçmış gibiydim. Bir kez daha anladım ki ben doğa insanıyım. En yakın zamanda trekking grubuna da katılacağım.Bol bol yürümek insanın içindekileri eksiltmek demek. Enerji yüklemek,nefes almak demek.

Yol üstünde yerli halkının hazırladığı kahvaltı sofrasında başladık. Aniden gözümüze ilişti,o domates peynir ve zeytin bir başka tatlı geldi.


Sonra merkeze indik. ama öyle bildiğiniz merkezden değil. Böyle ufacık tefecik mis gibi bir yer. Sahil şeridi üstüne bir kısmı denize girenler için (ki çok dalga var kesinlikle tavsiye etmem denize girilmesini) diğer tarafı göl kıyısı yanına kurulmuş restoranlar.


Yürüdük dedik bakalım neler varmış. Ağva da neler yapılırmış. Göksu Nehri kenarına gittik. Şengül'ün Çiftliği. Tavsiye ederim. Bir taraf restoran,diğer taraf cafe. Çocuk var sal gitsin tavuk,horoz,park,çim,su misss :)





İşte böyle nehrin tam üstüne kurulmuş yerde kahve yudumlamak. ayaklar su içinde,insan daha ne isteyebilir ki. Huzur demekten başka. Şimdiden gitmeyi düşünenlere iyi eğlenceler,bol dinlenmeler.
Sevgi ile kalın...

Dipnot: Hayat asla geç kalmayı ve bazı hataları kabul etmiyor,pişmanlık mı? Olmuyor! Götürdüklerinden öte bir işe yaramıyor. Kıymet bilin.gerçekten bilin ama...