25 yaşında bir delilik yapıp anne olmaya karar verip bu yolda emin adımlarla ilerleyen ve kendisi g

2016 OKUMALARIM VE YILI KAPATIŞ


Herkse Selam;

Öncelikle barış dolu sağlıklı bir yıl dilerken malesef 2017 hepimiz için hüsranla başladı. Reina'da yaşanan saldırıyı kınamak bile yetmezken sadece ölenlerin arkasından bol dua etmek,yaralananlar için geçmiş olsun diyebiliyoruz. Malesef ki yaşanılmaz hale geldik. Sokakta yürürken ''Acaba bugün oğluma kavuşabilecek miyim?'' diye düşünürken buluyorum kendimi...





2016 yılını herşeye rağmen 40 kitap okuyarak bitirdim. Ne kadar iyi veya kötü bilemedim. Hiç okumamaktan dolayı iyi gibi görünse de çıtayı yükseltmek lazım.

Piruze ile seneyi kapatmak güzel oldu. Şam'da yaşayan bir gelinin hikayesini anlatan eser,okunurken damakta güzel bir tat bırakıyor. Tavsiye ederim.




Durumlarda değişiklik malesef yok. Eşim biraz biraz toparlanmaya başladı. Ama her cümlemizin başında mutlaka bir kayınvalidem geçiyor. Özellikle konuyu açtığım zamanlar çok oluyor ki,acı yaşandıkça törpüleniyor mantığındayım. Birşeyleri kapatmak,anımsamamak kişiye sadece daha çok acı verdiği gibi derpresyona da sokar. Kendimce yaklaşımım bu yönde.
Benim de kendime göre çok güzel hayal kırıklıklarım oldu işte. Aslında beklediğim hatta çok defa şans verdiğim birşeydi. Neyse ki artık elimi eteğimi çekmiş durumdayım kendilerinden. İçim bir ferah,bir rahat,bir huzurlu...
Sadece yaşattıklarından dolayı Allah!a havale ediyorum özellikle de bunları yaşamama sebep olanların birebir aynı şeylerin daha beterini yaşamalarını ümit ediyorum. Ki Allah bu güne kadar beni hiç yanlız bırakmadı. Şükürler olsun ki.
En çokta gerçek yüzlerini (bildiğim ama beklediğim) tamda istedikleri zaman göstermeleri hoşuma gidiyor. ''Bak diyorum yanılmıyorum! Sen gerçekten benim için böyle düşübiliyormuşsun! Yapmacık sevgin saygın bu kadarmış''
İnsanlar hep bekledikleri şeyleri karşısındakine göstermeden yaşarlar. Kendi ihtiyaçları olduğunda da aynı şeylerle karşılaşınca kırılırlar. E be vicdansız,hayırsız ''El eli el de döner yüzü yıkar'' babannemin sözüdür daha ne istersin. Sen benim yanım da oldun mu? Sen bana emek verdin mi?
Yapma!Kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma!
Neyse içimi bir güzel yazıya da döktüm. Ohhhh be deşarj oldum :)

Bu arada ciddi bir salgın söz konusu. oğlum ve ben nasibimizi aldık. Lütfen sağlığınıza dikkat edin. Sevgiler...


SAHTE PSİKOLOG-SOSYOLOG DEHŞETİ

Günaydınlar;

Benimde instagramda denk gelip birkaç fotoğrafına baktığım ve hatta ''aaaa nasıl güzel bir bayan,çocuğu var hemde ikinci çocuğuna hamile,maşallah'' demişliğim bile var.(Ama takibe almadım) Demek ki maşallah dediğim kırk gün yaşamıyormuş :)

Neyse gelelim konumuza.Efendim sabah haberlerini şöyle bir gezerken bir baktım ki benim maşallah manşet. Aaaaaaa dedim. Bakayım ne söylemiş,paylaşmış,okumuş da manşet olmuş. (Hani moda ya günümüz anneleri. ''Ben şunu takip ediyorum çok güzel bilgiler veriyor. Aaaa sen onu takibe almadın mı? Yazıları çok samimi. Bak şekerim yaramaz çocuklar hakkında şöyle şöyle yapacakmışsız.'' Sorsan hepimiz mükemmel anneyiz. Çocuklarımıza kızmayan,bağırmayan,terslemeyen, Zorlandığımızda hep o takip ettiğimiz pedogları-sosyolagları takip eden ve ona göre davranan...

Hadi itiraf edelim. Hepimiz bunları yapıyoruz. Ama be her önüne geleni de takibe alırsak al işte böyle manşet olur. Hani bunun deneyimlisi var,onaylanmışı var,okumuşu var,bilineni var. Millet olarak iki etik fotoğraf paylaşanı hopppp takibe al beğeni yağmuruna tut. Bir Blogcu Annemiz blogcuanne  var işin ehli. Onunla başlayan bir serüven ne ara bu kadar moda oldu. Ama ben biliyorum. sırf fenomen olmak,firmaların gönderdikleri eşyalardan yararlanmak için bunu yapıyorlar.Yanlış! Söz konusu çocuk olunca bence daha dikkatli olmak lazım. Böylelerine prim vermemek lazım.

http://www.hurriyet.com.tr/sosyal-medyada-sahte-psikolog-iddiasi-ile-calkalaniyor-40312616?_sgm_source=40312616&_sgm_campaign=scn_a0046116293a0000&_sgm_action=click


Linki yukarıda. Merak edenler açsın okusun. Ben takıldım bu konuya çok pis hemde...

BİTECEK OLAN BİR YIL...

Günaydın Herkese;

2016 yılını geride bırakmaya sayılı günler kaldı. Benim/bizim için zor bir yıl oldu. Acısıyla,tatlısıyla,kırgınlıklarıyla,kızgınlıklarıyla geçen koca bir yıl...
Yılın bu son günlerinde kendime bir liste yapayım dedim. Koca bir yılın bana kattıkları,benden aldıkları...


2016 YILININ GETİRDİĞİ GÜZELLİKLER VE YAPABİLDİKLERİM;
  • Öncelikle sağlık
  • Bol kitap okuma
  • Bol film seyretme
  • Konserlere gitme
  • İstediğim yerlere gidebilme
  • Oğlumun tekrardan okula başlaması
  • Çaresiz hissettiğim anlarda Yaradanın hep yanımda olması
  • Yeni insalarla tanışma
  • Saç rengimde ki köklü değişiklik
  • Olgunlaştığımı hissetmek
  • Hedeflerim doğrultusunda giderken zorlanmamak,bol şükür
  • Yeni yıl kartlarımı hazırlamak



2016 YILININ GÖTÜRDÜKLERİ;


  • Kayınvalidemin hastalığı ve gitmesi :(
  • Birikim yapamamak
  • Zamanımı boş insanlara,boş düşüncelere harcamak
  • Kendimi daha az eleştirmek
  • Tiyatroya gitmemek
  • Müzeleri gezmemek
  • Festivallere katılmamak
  • İstanbul'un farklı semtlerini gezmemek
  • Bilerek yada bilmeyerek insanları kırmak,incitmek

2017 YILINDA HEDEFLEDİKLERİM;

  • Araba almak
  • Daha çok gezmek,sinemaya,tiyatroya,konsere,festivallere gitmek,bol bol kitap okumak
  • Doğa ile başbaşa olmak
  • Sevdiklerimle daha çok vakit geçirmek
  • Genel olarak kuralcı bir yapım olduğundan,bende hayır ise birşey o konuda tavrımı korurum,çok da şeyler kattığını bilirim ve bu tutumuma devam etmek
  • Daha çok...
  • Daha çok...diye giden bir listeye sahip olmak....

Listemi de yaptığıma göre temenni edip çalışmam gerekiyor değil mi? Bu arada Kasım ayı okumalarım bitti. (Biraz Arlık ayının başına sarksada)

Yine keyifle bir solukta okuğum kitap oldu. Sıkmadan,çok şaşırtarak devam eden bir öyküsü var.
Yine bir solukta okuduğum kitap oldu.Sıkmadan,şaşırtarak keyif alarak okudum.

Kitabın öyküsü güzel,anlatım dili biraz sıkıcı geldi.

Bu araya iki tane de film sığdırdım.

Ölümün Alfabesi 1:
İzlediğim en iddalı korku filmiydi.

İftarlık Gazoz;
İzlerken güldüğüm,düşündüğüm sonunda ise hüngür hüngür ağladığım bir filmdi. Cem Yılmaz sen ne güzel adamsın öyle ya.İzlemeyenler için tavsiye ederim. Soğuk hava da içi ısıtacak bir film.







AVRASYA TÜNELİ İSMİ

http://anket.udhb.gov.tr/

Günaydın Arkadaşlar;

Yukarıda ki linke tıklayarak sizler de üstünüze düşen görevi gerçekleştirin.
Şimdiden teşekkürler

KASIM AYI AHHHH KAYIP AYI




Hastanede yanında kaldığım ilk zamanlar moral olsun diye dinlediğin bu şarkı var ya; artık dinleyemiyorum :(

Günaydın;

Çok derin bir yara ile bu sonbahara merhaba dedik. 2016 yılı bizim için gerçekten kayıp yılı oldu. Kayınvalidemi kaybettik...
Kelimelerin tükendiği,suskunluğun başladığı ve bittiği noktadır. Ölüm soğuk yüzünü bu defa çok acı gösterdi bize. Hastane süreci hep umutlarım vardı. Sürekli gördüğü tedaviden dolayı ''Güçlü kadın,bunu da atlatacak! Ben inanıyorum!'' sizlerim malesef bu defa boşaymış. Canım acıyo,hem de çok fazlasıyla. Yaşadığı hastalık süresince verdiği mücadeleye,bizimle yaşadığı 1 yıla,evlatları olarak çektiğimiz acılara,eşimin ablamın gözümün önünde annesiz kalmalarına,oğlumun içinin yandığını hissederek döktüğü gözyaşlarına...
Ağlarken insanların tesellisi o kadar boşmuş ki. ''Sen güçlü ol'' dediklerinde olamadığımı hissederek daha çok ağladım. olamıyorum ki canım acıyo daha çok gençti daha çok gençti daha çok gençti...

Bu hafta sonu eşimin de kafası dağılsın diye bi yerlere kaçırdım onu. Çalıştığım yere yakın bir çiftlik evi. İzmit taraflarına yakın olanlar kesinlikle gitsin derim. Mekan,atmosferi,çalışanları o kadar muntazam ki. İnsan nefes aldığını hissediyor. Eşim de çok mutlu oldu. Biraz kafası dağıldı. Tabi kızarmış ekmeğe eli gidince ''Annem de ekmeği çok severdi'' sözleri tükenmedi.
Mekanın cennet,ruhun şad olsun anne. Birbirimize karşı anne kız,gelin kayınvalide olarak yaşadığımız yaşattığımız şeyler oldu ama biz her defasında birbirimizin yüzüne bakabilecek kadar doğru kişilerdik. Hakkım var ise helal olsun...

Doğa Çiftlik Köyü;











EKİM AYI OKUMALARIM


Herkese İyi Haftalar;

Ekim ayı okuma listem ile başlayayım. İlk olarak Orhan Pamuk kitabını bitirdim. Yazarın ilk defa kitabını okudum. Anlatım dili çok ağır geldi. Kitabın içerisinde defalarca boğuldum,ama güzeldi. Boş bir kafa ile okunabilinecek eser. Aslında Masumiyet Müzesini çok okumak istemiştim. Hatta bu yıl almaya düşündüm (bende de bir takıntı vardır  dizi veya kitap herkesin dilindeyse volkanı sönene kadar o işe bulaşamam) kısmet olmadı. Demekki daha uzun bir zamanı varmış. O kitabı okuyanlar da aynı şeyi söylemişti. Yazar çok detaylandırarak anlatıyor herşeyi,sıkıcı biraz..






Gelelim ikinci kitabımıza. Arkadaştan temin ettim. Severim böyle polisiye kitapları. Özellikle gerçekten alınmışsa daha çok ilgimi çeker. Hemen okumaya başladım. Çerez gibi gitti tabi. Hikaye hikaye anlatılmış. Okurken ''vay be ne cesarete ,bak gördün mü nasıl bir mantık'' modundaydım sürekli. Yıllar önce ''Bir Psikiyatristin Gızlı Defterı'' kitabıda aynı hazzı vermişti. Okumak isteyenlere tavsiye ederim.


Bizde durumlar aynı.Pek bir değişiklik yok. Kayınvalidem hastanede hala. Gidip geliyoruz. Dua ediyoruz,yapılacak başka birşeyimiz yok şuanda. Bazı sorunlarım vardı,çözdüm şükür! Yenilerine yer açtım,sağolsunlar hiç fırsat vermeden doldurdular! bla,bla,bla oldular işte.
Bunun dışında tabi güzel şeylerde oluyor hayatımda. Mutlu şeylere tanıklık ediyorum. En çok istediğim şeylerden biriydi. Zamanı gelince paylaşacağım.
Durumlar bundan ibaret. Herzaman ki gibi bol sağlık dileyerek,keyifli okumalar diliyorum...