25 yaşında bir delilik yapıp anne olmaya karar verip bu yolda emin adımlarla ilerleyen ve kendisi g

ARTIK YENİ EVİMİZDEYİZ

Biz artık hayata bu balkondan bakmaya başladık.Yeni evimize sağlık ve huzur temennileri ile girdik.İnanılmaz keyif alarak yerleştirdik eşyalarımızı.Toprak Cem de hemen alıştı evimize.Hatta artık kendi odasında uyumaya başladı.Malum yeni ev yeni kurallar olmalı.Yoğun bir dönemin içerisinde olduğum için vücut sinyalleri gönderdi ve boğazlar enfeksiyon kaptı :( Dün ses kısıklığım vardı.Antibiyotik başlamama sebep olacak kadar. Malesef oğlumda aynı şekilde.Çok ilaç kullanma taraftarı olmasam da bu yıl kullandığımız ilaçların haddi hesabı yok diyebilirim.Neyse ki okulun ilk yılı ve bu şekilde bağışıklık kazanacağı bilincinde olarak dirayetliyiz.Tek problemimiz cocuk felci salgını için bölgemizin risk altında olmamasından aşı yapılmaması.Biz endişeli olduğumuz için özelden bu aşıyı yaptırma kararı aldık eşimle.Bilgisi olan varsa yorumlarınızı bekliyorum.
Evimiz yerleştikten sonra yaptığım değişiklikleri sizlerle paylaşma günü geldi sanırım :) Kahve krem klasik mobilyalarımı gerek mimar ve gerek eşim yakın çevremle kararlaştırıp kombinledik.Salona çiçekli storlar taktırdık.Harika oldular,linkini paylaşıyorum fikir olabilir.

http://www.enmodaperde.com

Mutfağımız için kırmızı sade bir sarkıt,çiçekli goblen kumaş perde çok güzel bir hava kattı.Ve bizim için saglık acısından değiştirdiğimiz yatağımızda tüm yorgunluğumuzu alan şey oldu.En önemliside küçük odamızı okuma ve film yaptık.İnanıyorum cok okuyacak,cok film seyredeceğiz.
Bizden şimdilik bu kadar keyifli haftalar diliyorum :)



YAĞMURLU HAZİRANDAN GÜNAYDINLAR :)

Günaydınnnnnnn;
Gercektende fotografta anlatıldıgı gibi bir hava yasıyoruz.Artık mevsimler ne kadar dengesiz.Ne ilkbaharı,ne yazı,ne sonbaharı,ne kışı düzenli yasayamıyoruz.Üzücü bir durum.Bol yagıslar azalan barajlarımızı doldurmaya yarasa bari.
Yogun gecen bir hafta,nihayet bugun son calısma günü.Okul,ev,iş üçlemesi ile hayat bizde aynen devam ediyor.Hala tasınamadık.Evimiz için alısveris yapma heyecanı ile beklemekteyiz.Neyse gec olsun güç olmasın.

Değinmek istediğim konu:Çocuklarda yemek!Bizimde emzirme dönemini bitirdiğimiz andan itibaren hala çözemediğimiz bir konu.Neyseki okula baslaması ile biraz biraz nefes alabildik.Paylaştıgım yazı alıntıdır(www.zihinselgelisim.com) dilerim yararlı olur.

Keyifli haftasonları,iyi okumalar :)

Bazı annelerin çocuğun kilosu ve yeterli beslenememesi ile ilgili endişeleri, yemek satini anne ve çocuk için kabusa dönüştürebilir. Saplantıya dönüşen bu endişe ile bazı anneler, çocuğun geri çıkardığı meyva suyu miktarı kadar meyva suyunu ona tekrar içirmeye çalışırlar veya çocuk okul çağına gelinceye kadar onu ezilmiş gıda ile beslemeyi sürdürebilirler.
Çocuğun az da olsa kilo kaybetmesi ve çeşitli gıdalardan belli ölçülerde almaması yine bazı annelerin kendi annelik becerilerini sorgulamalarına yol açabilir. Yemek sırasındaki nazlanmalardan yorgun düşen anneler giderek kendilerini beceriksiz, yetersiz anne olarak görerek, istemeden de olsa dizginleri çocuklarına teslim ederler. Artık hedef “yeter ki yesin”dir. Çocuğu televizyon seyrederken, resim yaparken, oyun oynarken ya da yerde yememek için tepinirken zorla yediren, elinde tabak veya çatalla çocuğunun peşinden koşturan, yediği taktirde oyuncak alan, yalvaran, yemediğinde çok üzüldüğünü söyleyen, tehdit eden, her türlü kaprise boyun eğen anne sayısı az değildir.
Annenin yemek konusundaki aşırı duyarlılığı, bir yandan yemek yemeyi sorun haline getirir, öte yandan da anne-çocuk, anne-baba hatta aile-çocuk iletişimini zedeler. Sevmediği yemeği yemesi için ya da yeterli derecede yediği halde, tabağını sıyırması için zorlanan çocukta yemeğe karşı olumsuz bir tutum meydana gelir. Bu olumsuzluğun temelinde istenmeyen bir şeyin zorla yaptırılması yatar. Çocuğu yemek yemesi için zorlamak, onda tam tersi bir tepkiye yol açar. Zorlama ne kadar sık tekrarlanırsa, çocuk annenin bu konudaki duyarlılığını ne kadar çabuk fark ederse yemek yemeği o kadar şiddetle reddeder. Aynı çocuk okulda ya da yemeğe karşı aşırı duyarlılığı olmayan bir başka yetişkinin yanında kendi kendine hiç sorun çıkarmadan yemek yiyebilir. Bu durum yemek yedirmekte zorlanan anneleri şaşırtır, hatta kızdırır. Yemek konusunu sürekli gündemde tutan, başkalarıyla da bu konuyu çocuğun önünde tartışan anneler, çocuğun yemek konusundaki zıtlaşmasını daha da arttırırlar. Çocuklarla asla inatlaşmamak gerekir. Onlar anne babaları kadar yorgun ve sinirli olmadıklarından ve sadece o konuya odaklanabildiklerinden hep kazanırlar. Ancak tutarlı davranmayı beceren anne-babalar istediklerini yaptırmayı başarırlar.
Durumu dramatikleştirmeyin, kendinizi suçlamayın, kendinizi bir önceki kuşağın baskılarından koruyun, kendi çocuğunun her şeyi yediğini iddia eden arkadaşlarınızı dinlemeyin, umudunuzu kaybetmeyin. Çocuk eğitiminde kalıplardan kaçının, birkaç öğün az yemekle, bir tek o gün sebze yememekle, bir gün et yememekle ya da süt içmemekle çocuğun kilo kaybedebileceği ya da sağlıksız büyüyebileceği gibi yanlış bir saplantıdan kurtulun. Zorla yemek yedirme sonucu oluşacak kısır döngü içinde, çocukla aile arasında iletişimin bozulabileceğini ve sağlıksız beslenme ortamının çocukta öfke nöbetlerine sebep olabileceğini unutmayın. Yemek saatine yakın, benzer krizler yaşanacak stresiyle evde gergin bir hava eseceğini unutmayın, yemek saatlerini günün kabusu haline getirmeyin. Baskıyla, rüşvet ya da tehditle yemek yedirmek ne beden sağlığına, ne de ruh sağlığına yarar sağlayacaktır; tersine zararlı olacaktır.
Bütün gün yemek yemeyen çocuğunun en azından sütünü içiyor olması bazı anneler için en büyük teselli kaynağıdır. Ancak çocuk için en yararlı besinlerden biri olan süt, günde yarım litreden fazla içildiğinde, çocuğun diğer yiyeceklere karşı iştahını yok edecektir. Yemek yemese de, istediği kadar süt içebileceğini bilen çocuk, istemediklerini yememekte direnmeye devam edecektir.
ÇATIŞMALARI ENGELLEMENİN YOLLARI
  • Çocuk kaşığı tutup ağzına götürmeyi başardığı andan itibaren (yaklaşık 1 ;5 yaş) yiyebilir kendi kendine yemesi için teşvik edin. 2-2.5 yaşından başlayarak kendi sandalyesinde, kendi derin tabağında, döke saça da olsa bütün yemeğini kendi kendine yemesine fırsat verin. Bunun için gerekli olan sabrı gösterin.
  • Yemek ortamının sakin, keyifli, stressiz olmasına özen gösterin. Aile üyelerinin aynı sofrayı paylaşmasını sağlayın; yemek saatinde olmuyorsa en azından meyve saatinde beraber olmaya özen gösterin. Televizyonun kapalı olmasına ve tüm ailenin bir arada olabildiği bu zamanın günlük olayların paylaşıldığı, duygu ve düşüncelerin aktarıldığı bir sohbet havasında geçmesine özen gösterin.
  • Kendi kendine yemek alışkanlığını oturtmak için, büyük bir tabağa çok az miktarda yemek koyun; hem tabağındaki yemek miktarı çocuğun gözünü korkutmamış olacak, hem de çocuk tabağındakini yiyip bitirmiş olmanın keyfini yaşayacaktır. Sofrada sevdiği türden yemeğin bulunmasına dikkat edin. Çocuğa bu alışkanlığı kazandırdıktan sonra, sevdiği yiyeceklerle beraber yemesi gereken diğer yiyeceklerden de tabağına koyun ve bunları yemediği takdirde sevdiği yiyeceklerden kesinlikle daha fazla vermeyin. Bir süre sonra karnını doyurması için diğer yiyeceklerden de denemesi gerektiğini öğrenecektir. Tüm bunları yaparken oldukça sakin bir ses tonuyla yumuşak bir yaklaşım sergileyin. Çocuğunuzun kendi tabağına istediği kadar yiyeceğini koymasına izin verin.
  • Sofraya gelmek istemeyen çocukla güç mücadelesine girmekten kaçının, televizyondaki program bitince ya da saat çalınca sofraya oturulacağını ona anlatın. O sofraya gelse de gelmese de siz yemeğinize devam edin. Bitirdikten sonra ya da saptadığınız bir süreden sonra sofrayı kaldırın. Zamanında gelemiyorsa bir sonraki sefer için yüreklendirin ve bir sonraki öğüne kadar farklı bir yiyecek vermeyin.
  • Yemek yerken onun tabağıyla ilgilenmemeye hatta ona bakmamaya özen gösterin. Yediğinde yemediğinden daha çok ilgi göreceğini öğretmek için daha önce yemediği herhangi bir şeyi yediğinde ya da tabağındakini bitirdiğinde onu yüreklendirin, yemediğinde veya az yediğinde onunla ilgilenmeyin.
  • Okul öncesi çocukların zevklerinin bir gecede değişebileceğini, çocuğun bir gün favorisi olan bir yiyeceği ertesi gün geri çevirebileceği gerçeğini doğal karşılayın. Yiyecekleri zaman zaman seçmesine izin verin. Yeni besini çocuk açken ve az miktarda verin. Çocukta herhangi bir olumsuz tepki görülmezse miktarı arttırın. Yeni bir besine alıştıktan birkaç gün sonra yeni bir besin deneyin. Daha az sevdiği yiyecekleri farklı şekillerde hazırlayın. Her yeni yemekten mutlaka bir kaşık tatmasına çaba gösterin ancak tattıktan sonra hiç hoşlanmadığı bir yiyecekte ısrarlı davranmayın. Gerçekten sevmediği bu yemekler sunulduğunda kibarca reddetmesini öğretin. Ayrıca alerjisi olduğu yemekleri kararlılıkla reddetmesi gerektiğini de öğretin.
  • Belli bir gün yemek listesini onun hazırlamasına izin verin. Belki de sizin hazırladığınız birkaç seçenekli bir listeden o karar verebilir.
  • Çocuğunuzu öğünlerde yemek yemeye alıştırın, yemek saati kavramını yerleştirin. Böylece vücudu ona yemek yeme zamanının geldiğini söyleyecektir. Öğün aralarında verilen abur cuburu kısıtlayın, her an ağzına bir şey tıkıştırmaktan vazgeçin, sevdiği çikolatayı öğün sonralarına saklayın.
  • Siz de öğün atlamadan, masa başında ve sağlıklı yiyecekler yiyerek ona örnek olun.
  • Çocuğunuzu alışverişe, planlamaya, sofra hazırlamaya ve servise yardıma teşvik edin. Çocuk hazır olur olmaz onu bekletmeden hemen yemek koymaya özen gösterin.
  • Damak zevkinin zamanla değiştiğini unutmayın. Çocukların çoğu büyüdükçe yeni lezzetler denemeye ve eskiden reddettiklerini tatmaya başlarlar. Sabırlı olun.
Bu önerileri uygulamaya karar verdiğinizde her konuda olduğu gibi burada da kararlı davranmak yani geri adım atmamak çok önemlidir. Bir süre kararlı davrandıktan sonra pes edip çocuğun kaprisine boyun eğmek işinizi zorlaştıracak, yemek alışkanlığının yerleşmesini geciktirecektir. Kararlı davranmak, sakin olmak ve çocuğun yemek sorununu umursamıyor görünmek ise yemek saatlerini kabus olmaktan kurtaracaktır.
Okul öncesi dönemde sorun olarak ortaya çıkan beslenme problemleri, ileriki yıllarda daha ciddi sorunlara dönüşebilir. Anne ya da babasıyla ilk çocukluk yıllarında yemekte güç mücadelesine girmiş olan bir çocuk, büyüdüğünde ya da ergenliğinde beslenme bozuklukları geliştirebilir.
Küçük yaşlarda yemek sorunu yaşamış veya yaşamamış olan ergeniniz uzun zamandır iştahsızsa, kilo kaybetmişse, kendisini banyoya kilitleyip kusuyorsa veya yememekten yorgun düşmüşse önce bir çocuk doktoruna; tıbbi açıdan bir problem yoksa bir psikoloğa başvurmayı ihmal etmeyin.



OĞLUMUN YILSONU GÖSTERİSİ



Bu haftasonu oğlumun yılsonu gösteririndeydik.Anne baba olarak katıldıgımız ilk gösteriydi.Ve paşamızın ne kadar mükemmel oldugunu birkez daha anladık.O minik bedenler yürekler nasıl güzel gösteriler yaptılar anlatamam.Resmen haikalar diyarında gibiydik.Rüya gibiydi.Toprak Cem'in sınıfı; koro,ördek,ugur böcekleri ve böyle şirin mantarlar gösterilerini sergilediler.Hayatımda gördüğüm en lezzetli mantarlardı.Darısı tüm ebevyenlerin basına artık :)

Hayatımız iş,okul,ev üçgeni ile devam etmekte.Evimize tasınmaya az bir zaman kaldı diyebilirim.Bizde heyecan fazla.Sartlarının iyi oldugu bir eve gecmek gercekten heyecanlandırıyor.Havaların dengesiz gitmesinden dolayı malum salgın ve hastalıklardan azda olsa kurtulmayı basardık.Artık oglum bagısıklık olarak krese ayak uydurmaya basladı.Bol vitaminler,polenler,pekmezler,kefir,bıldırcın yumurtaları ile bünyesini destekliyorum.İlk yıl hastalıklarla gecermis tecrübeli annelerinde destegiyle öğrendik.

Yogunluktan dolayı film izlemelerimiz ve kitap okumalarım malasef olmuyor.En kısa zamanda bu eksikliği doldurmam lazım,farkındayım.Yeni evimizin bir odasını film ve okuma odası olarak düzenlemeyi planlıyoruz eşimle.En kısa zamanda fotograflarını paylasacagım.Evimiz için değişik düşüncelerimizde yer alıyor.Fikirlerinizi sunarsanız sevinirim.

Sendromlu olsada şükürle başladıgımız haftanızın güzel gecmesi dileğiyle,keyifli okumalar :)

ANNELER GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN :)




Günaydın;
Bir bedenin varolup,büyümesine vesile olan annelerimizin,kendimin,adayların günü kutlu olsun.''Cennet anaların ayakları altındadır''sözü anneliğin kutsallığını anlatmaya yeterlidir sanırım.Bizde paşamla birgün öncesinden anneanneye ziyarete gidip gününü kutladık.Dün de halamızı ziyarete gittik.Kuzeni ve halasıyla doyasıyla eğlendik.

Bizde durumlar biraz karısık ama keyifli.Tasınmamız gerektiği için cok iyi şartlarda ev bulduk.Daha uygun bir mevkide,şartlarıma daha uygun olanından hatta harikasından :) Keyfime diyecek yok yani.Bir bayan için evin şekli,şemali,kullanısı cok önemlidir.Şuan oturdugum evin birtakım sıkıntılarından dolayı daha da iyi anlamış durumdayım.Dün oğlumun sürekli arkamda dolasıp ''annecim anneler günün kutlu olsun'' cümleleri en güzel hediyeydi.Hicbirseye degismeyecek kadar değerli hemde...

Dün Umayımızın yanındaydık.Bir mis kokusu varki anlatamam ne kadar özlemisim bebek kokusunu.Oğlumla yanyana geldiğinde aslında nelerden gectiğimizi daha iyi anladım.Kocaman bir delikanlı olmus benim paşam.Birde sunu hissettim ki; daha henüz hala filan olamadıgımdan en yakın yegen sevgisini Umaydan tadıyorum.Meğer canımdan daha can olan oğlumun sevgisine yakın olan diğer canda Umaymıs.Evladım gibi sarılıp kokusunu içime cektiğimde hissettim.Kısacası annelik güzel,bebekler güzel,evlat güzel,yaradan güzel...

Pazartesi sendromuyla birlikte işlere geri dönmek üzere yazımı noktalıyorum.Ben kaçar,size keyifli okumalar,iyi calısmalar güzel haftalar sevgiler...

COCUK BEDENİME DOKUNMA!


Birisi bana bu cocuk ölümlerine nasıl dur diyeceğimi söyleyebilirmi?Allah askına bu nedir ya!Sürekli bir cocuk tacizi ve ardından ölümü!bu kadarmı asagılık oldunuz?Bu kadarmı midesiz oldunuz?Nedir içinizdeki bu iğrenclik?
Bir anne olarak artık oğlum hakkında endişe duymaktan başka birsey düşünemez oluyorum.Nasıl bir haz sizdeki ya!Çocuklarımıza yanlış şeylermi öğretiyoruz acaba?Uzmanların araştırmalarına göre aslında çocuklarımaza öğretmemiz gereken bazı şeyler;
Sevgili anneler ve babalar çocuklarınızı her türlü kötülükten korumak istiyorsunuz ya işe evden, kendinizden , kullandığınız kelimelerden, verdiğiniz gizli mesajlardan başlayın. 1) dudaklarından öpmeyin kuzularınızı,
2)garson amca kızar şimdi , bak teyze kızıcak şimdi diye herkez sana kızabilir bağırabilir imajı yaratmayın
3) kalabalık araçlarda otur teyzenin kucağına, sıkış amcanın yanına diyerek yabancılar ile arasında bağı kuvvetlendirmeyin
4) Akraba dahi olsa çocuğunuzu kimse ile tuvalete yollamayın.
5) Kendini öptürmek istemiyor ise "öpsün bir kere" demeyin ona kızmayın.
6) utana sıkıla modern olucam diye çocuğunuz ile banyo yapmaya çalışmayın. (dikkat bebeğiniz ile demiyorum)
7) Vücuduna o istemedikçe kimse dokunamaz bunu ona öğretin
8) yol boş diye kırmızı ışıkta çocuğunuz yanında karşıdan karşıya geçmeyin
9) Yol boş diye üst geçit yerine trafiğin arasından karşıdan karşıya geçmeyin
10) litre litre kola içip kola çok zararlı demeyin (inandırıcılığınız ölüyo)
11) Kitap , dergi, gazete okumuyor iseniz çocuğunuz okumuyor diye onu aşağılamayın. Gökten inmiyor okuma alışkanlığı.
12) Sen yapamazsın değil, denemek istermisin deyin...
13) anne- baba olun arkadaş değil...
14) cıssssss demeyin, ona olabilicek zararı anlatın. Anlayacağı cümleler ile bilimsel gerçekler ile değil
15) göz teması kurun
16) bolca sarılın (unutmayın sizden ihttiyaçı olan sevgiyi alan çocuk dışarıya daha az yönelecektir.
17) Aşağılamayın, yargılamayın, utandırmayın ve asla kıyaslamayın (unutmayın her çocuk özeldir. Tek'dir.)
18) Korkutarak değil açıklayarak öğretici olun.
19)sorduğu kadarına yanıt verin destan yazmayın
20) çocuğunuzu etiketlemeyin, olumlu-olumsuz etiketler baskı yaratır. ona isim takmayın, el şakası yapmayın ...
Lütfen bunları iyi okuyalım ve uygulayalım.Çoğumuzun aslında kendi kişiliği ile doğup,hayatı hakkındaki kararları sağlıklı verebilecek aşamaya gelene kadar kuralların altını çizmemiz en büyük ebeviyenlik görevimiz olduğu bilincine varalım.
Keyifli haftalar dilemek isterim amma velakin zor cok zor!
Tek söyleyebileceğim COCUKLAR ÖLMESİN...

HAFTASONUNA BİR SÖZ,BİR DOĞUMGÜNÜ VE BİRAZCIK ACIK HAVA FOTOĞRAF ÇEKİMİ

Günaydın;
Bu hafta sonu oldukça yoğun ama bir o kadarda hayırlı işler içerisindeydim.Fotograf çekimlerindeydim haftasonu.En yakın arkadaşım,kardesim,iş arkadaşım Kübramın sözü oldu.cumartesi günü aksamı eşcagızımla birlikte yeni çiftimizin fotoğraf çekimlerini gerçekleştirdik.İnanılmaz güzel organizasyon ile hazırlanan masaa işimize kolaylıklar kattı :)
 
Bir ömür boyu mutluluklar dilerim Kübra ve Mesuta :)

                             
                          Gelenek haline gelen selfie pozumuzuda vermeden olmaz dimi ama :)
 
Pazar gününü oğluma ayırdım.Öncelikli kahvaltı ve duş,uyku modundan sonra birlikte dışarı çıktık.Sahile inip fotoğraf çekimleri gerçekleştirdik.Oğlum bana mankenlik yaptı.Harika bişey onunla olmak,eğlenmek,fotoğraflamak.



Sanırım bişeyler artık rayına oturuyor.Bir kaç defada ders alsam olacak bu iş,ne dersiniz?
akşamı içinde Zeynep dogumgünü fotoğraf çekimleriyle haftasonunu tamamladık.Bu aralar maalesef kitap okuma ve film seyretme olayımız zayıf :(
Bizde haftasonu faslı böyleydi.Hepinize iyi haftalar dilerim sevgiyle... 

TAVSİYE KANALI

İYİ AKŞAMLAR ;

Sizlere şimdi ücretsiz üyelik yapıp gönderilen ürünleri kullanıp deneyerek fikirlerinizi paylaşabileceğininiz bir site.

http://tavsiyekanali.com

linke tıklayıp sizlerde üyeliğinizi gerçekleştirdiğiniz takdirde ilk kampanya olan Teremyağ ücretsiz temin edebilir,tarif defterinize yazabilir,buzdolabı magnetinize unutmak istemediğiniz notlarınızı alabilirsiniz.

Bunun dışında bizde durumlar aynı.Yoğun iş hayatı,okul serüvenimize devamız.Oğlumun hastalığı şükür geçti.Okula daha keyifli gidiyor.Öğretmenlerinden aldığım''keyfi gayet yerinde' sözleride mutlu ediyor ne yalan söyleyeyim.dün santraçla tanışması sözkonusuydu.Zeka gelişimi adına öğreneceği santracta başarılı olacağını tahmin ediyorum.

Fırsat buldukça film izlemeye devam ediyoruz eşimle.En son izlediğim filmdi.Tavsiye ederim.
Konusu;
Hayatın engellerin birçoğunun üstesinden tek başına gelen bir annenin gerçek hikayesi. Anne olarak verdiği mücadele etkileyiciydi.


Hayat bizlerde böyle devam ediyor.Şimdiki heyecanım oğlumun 23 nisan etkinliği.İlk defa okullu olarak yapacağı etkinliği ve merak içerisinde bekliyorum.Ve diğer heyecanım evlilik yıldönümümüz için eşime hazırladığım sürpriz :)
Şimdilik bunlardan ibaretiz.Sevgi ve sağlıkla kalın :)